Otomatik testlerde teknik borç sorunu, otomasyonun artmasıyla birlikte — test sayısının yüzlerce ve binlerle ölçülmeye başlamasıyla — ilk kez fark edildi; testlerin bakımı çoğunlukla geliştirmenin kendisinden daha pahalı hale geldi ve mimari hatalar çoğaldı.
Otomasyonun ilk dönemlerinde testler hızlı bir şekilde, genellikle şablonlar olmadan, standartlar olmadan ve sonraki yeniden yapılandırmalar olmadan yazıldı. Sonuç olarak otomatik test repositoları eskiyip, uygulamanın değişimiyle kırılmaya başladı ve bunların bakımı giderek daha fazla çaba gerektirdi.
Temel özellikler:
Yüksek kod kapsama oranı, teknik borcun olmadığına dair bir gösterge midir?
Hayır, formel kod kaplaması, test tabanının kalitesini ve yaşayabilirliğini garanti etmez: eski veya "gereksiz" testler olabilir.
Tekrar otomatik test şablonlarını yazmak, teknik borcu ortadan kaldırmak için yeterli midir?
Hayır, altyapı ve şablonlar, projenin büyümesine bağlı olarak yeniden gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi gerektirir.
Otomatik testler iyi yapılandırılmışsa, tamamen manuel test yapmadan geçinebilir miyiz?
Hayır, her zaman manuel olarak smoke/regression/niche testlerine ihtiyaç olacaktır ve otomatik testler, stabil işlevselliğin düzenli "izlenmesi" için gereklidir.
Otomatik testler inceleme olmadan yazıldı, yapı proje boyunca değişti, bazı testler geçerliliğini yitirdi — testlerin %40'ı uygulama değişiklikleri nedeniyle başarısız oldu.
Artılar:
Eksiler:
Ekipte her iki haftada bir otomatik testlerin incelemesi ve yeniden yapılandırılması yapılmakta, mimari kabul edilen standartlara göre korunmakta, testler güncel kullanıcı hikayeleriyle sıkı bir şekilde bağlanmaktadır.
Artılar:
Eksiler: