BT dünya deneyiminde, veri göçü görevleri genellikle beklenmedik aksaklıkların kaynağı olmuştur: bilginin bozulması, kaybolması veya kopyalanması, özellikle büyük ve çeşitli bilgi çerçevelerinde (örneğin, monolitik yapıdan mikroservislere veya eski platformlardan modern çözümlere geçişte).
Sorun, göç konusunda standart bir görüşün olmamasında yatıyor: müşteriler veya geliştiriciler bu görevi genellikle yalnızca teknik bir görev olarak değerlendirir, iş süreçleri için riskleri göz önünde bulundurmadan ve sınır durum senaryolarını geliştirmeden (veri formatlarının, yapıların uyumsuzluğu, eski sistemdeki tek seferlik iş kurallarının kaybı gibi).
Çözüm, sistematik bir yaklaşımda yatıyor:
Temel özellikler:
“Her şey veritabanında mevcutsa, veri göçü iş birimlerinin katılımı olmadanı yapılabilir mi?”
Hayır, işin katılımı olmadan verilerin geçerliliğini, kritikliğini ve güncelliğini belirlemek mümkün değildir. Eski iş kuralları, hatta resmi olarak tanımlanmasa bile, bilginin yaşam döngüsü üzerinde etkili olabilir.
Eski veri modelindeki tüm alanların yeni sistemde saklanması zorunlu mu?
Her zaman değil: bazı alanlar müzeyes veya anlamını yitirmiş olabilir. Ancak bu karar, belgelenerek onaylanmalıdır, aksi takdirde iş süreçlerinde uyumsuzluk riski oluşur.
Sadece "taze" verilerin seçmeli taşınması yeterli olabilir mi?
Bu, iş gereksinimlerine bağlıdır. Genellikle tarihsel verilere, raporlama, uyum veya denetim için ihtiyaç duyulur. Seçmeli göç, onay olmadan yapılırsa, hukuki veya operasyonel bilgilerin kaybı riski yaratır.
Negatif durumda: Bir banka yeni bir CRM sistemine geçiyordu; analistler müşteri şehri ile bölgesel vergi indirimleri arasındaki ilişkileri belgelenmemişti. Bu, bonus tahakkuklarında hatalara yol açtı.
Artılar:
Eksiler:
Pozitif durumda: Geçiş öncesinde analistler, ayrıntılı bir nitelik haritası oluşturdu, pilot bir seçim ve veri yüklemesi gerçekleştirdi, rastgele müşteriler üzerinde her bir işlemin doğruluğunu test etti, tüm senaryoları iş ve denetim ile onayladı.
Artılar:
Eksiler: